Sufiler derler ki, nefse lezzet veren pek çok şey ruha acı vermektedir, ruhta tat bırakan pek çok şey de nefste keder olarak hissedilir. Oruç nefse acı verse bile ruh ve kalp için bir lezzet, bir gıda ve bir ihtiyaçtır.
Var olan imkânlarını değil de, elde edemediği olanakları zihninde önceleyerek, kendini acınacak duruma düşürür insan. Yanlış mukayese edilmediği takdirde en çirkin bile güzeldir, en az bile çoktur, en yetersiz bile yeterlidir, en mutsuz sanılan bile mutludur. İnsanı asıl üzen veya sevindiren, ona lezzet veya acı veren şey, yaptığı kıyaslardır. Her güzel, daha güzeline nazar edildiği zaman çirkin, her mutluluk daha büyüğüyle kıyaslandığı zaman mutsuzluk olur, Konfüçyüs der ki, "Kimi mutluluğu yukarıda arar, kimi de aşağıda. Halbuki mutluluk insanla aynı hizadadır."