Ben Şivan Encu’yum; ömrümün ilk baharında fırtınaya tutulmuş “otuz dördün” biriyim…
Şivan Perwer’in “Halepçe”sinde bir “ax hawar! hawar! hawar!” var ya o benim işte…
Paramparça olmuş ve yanmış bir sürü ceset içinde oğlunu aramış, ona en kısasını göstermişler; ‘oğlum uzun boyludur’ demiş, ‘beni öperken hep eğilirdi’ demiş. Beni ayaklarımdan tanımış annem arza basan bütün ayakları sıralasanız, benim ayaklarımı bulabilir aralarında…