Fatıma

Ayın Güle Serenadı
l Ey imtiyazlı güzel, uyan derin uykudan Hatırla bülbüllerin divane olduğunu Dün sabah seni görüp çarpılmış gökte güneş Önce anlayamamış ona ne olduğunu Gönderince kalbime ışığını bu gece Bildim bütün aşkların bahane olduğunu Şimdi ben de garip bir haldeyim, biçareyim Şaşırdım ayın kime pervane olduğunu ll Rüzgarı senin için öpüyor dudaklarım Bal rengine boyuyor yolları senin için Dehlizlerin dumanlı, küflü karanlığından Aydınlığa çekiyor kulları senin için Misk-ü amber kokuyor çölün kalbinde zaman Sim-ü zerle süslüyor kumları senin için Senin için ırmağa karışıyor denizler Can meyvesi kırıyor dalları senin için lll Bülbül yine mey'ustu; vatan virandı gülüm Uğrunda hayallerim bile yıprandı gülüm
Şiir
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Nat-ı Şerif
Arş'ın kubbelerine, adı nûrla yazılan, İsmi; semâda ''Ahmed'', yerde ''Muhammed'' olan, Yedi katlı göklerde, Hâk Cemâli'ni bulan, Evvel-Âhir yolcusu, Yâ Hazreti Muhammed.Sağnak nûr yağmurları, inerken yedi kattan, O gece, Sendin gelen, ezel kadar uzaktan, Melekler, her zerreye, müjde verirken Hâkk'tan; O gece, Sendin gelen, Yâ Hazreti Muhammed.Güneşler, o gecenin, nûruna secd ederken, Yıldızlar, meşk içinde, kâinat vecd ederken, Bütün hamd ü senâlar, Yüce Rabb'e giderken, O gece sendin gelen, Yâ Hazreti Muhammed.Kâbe'de şirk taşları, putlar yere dönerken, Cehâlet bayrakları, birer birer inerken, Bin yıllık, küfr ateşi, ebediyyen sönerken, O gece, Sendin gelen, Yâ Hazreti Muhammed.O gece, Sâve Gölü, mûcizeyle kururken, Kisra Saraylarında, sütunlar savrulurken, Arz'dan Arş'a, Âlemler, rahmetini bulurken, O gece, Sendin gelen, Yâ Hazreti Muhammed.Sen ki; doğum kundağı, ak bulutla örülen, Doğar doğmaz, Allah'a secde emri verilen, Alnında, âlemlere rahmet tâcı görülen, Kâinat Efendisi, Yâ Hazreti Muhammed.Sen ki; asâletine, ezelden hükmedilen, Tertemiz rahimlerle, lekesiz soydan gelen, Beşeri şüpheleri, Kur'ân ilmîyle silen, Seçilen sevgilisin, Yâ Hazreti Muhammed.Sen ki; büyük yargıda, şefaat müjdecisi, Bunca âciz beşerin, Mahşer günü bekçisi, Sen ki; Kur'ân şâhidi, Allah'ın son elçisi, Kurtuluş habercisi, Yâ Hazreti Muhammed.Sen ki; Âdem neslini, uçurumdan döndüren, Zulüm sancılarını, şefkâtiyle dindiren, İnkâr yangınlarını, irfânıyla söndüren, Âlimlerin sultanı, Yâ Hazreti Muhammed.Sen ki; güzel huyların, ahlâkın meş'alesi, Sabır doruklarında, beşerin en yücesi, Senin Cennet mekânın, fakirlerin hânesi,
Şiir
KIYIDAKİ TEKNE
Zeki Ömer Defne Kurudum da kadid oldum kumlarda Bir sefer bekleye bekleye her gün ben. Enginlerden bir rüzgâr esmez mi serin serin Pul pul ürperişler geçer içimden. Bir gün atlayıveresim gelir şu kıyılardan Işıl ışıl yeşil yeşil sulara. Al başını çek git, der deli gönül Verip kendini bir büyük rüzgâra! Ta yanıbaşında durup da böyle Hasretini çektiğin şeylere hasret gitmek! Hem tut o sular için halkol, hayat ol, Hem tut sonra o sulara hasret çek! Biraz dalacak olsam ta içimden bir şeyin Çıkıp dolaştığını duyuyorum denizde. Ama öyle bitirmiş ki kum beni Ardından bir türlü gidemiyorum işte. Bazen ayak sesleri duyarım dört yanımda, Bakarım, masmavi, levent bir umut. Bakarım, sülün gibi serene sarılmış Püfür püfür bir bulut. Başımı, bordamı dövsün dalgalar, Tuzlar tahtalarımı kemirsin istiyorum. Çek beni fırtına, çek beni deniz!
Şiir
Nereden Bileceksin
Nereden bileceksin, şehrin sokaklarında Kaybolan ışıkların gözlerim olduğunu Her seher yüreğimde açan karanfillerin Her akşam ellerimde sararıp solduğunu Nereden bileceksin   Kim bilir, belki bir gün kapıma geleceksin Siyah tüylü martılar yorgun pencerelerde Bakışları yanacak kırılgan fenerlerin Benimle ağlayacak, benimle güleceksin   Bilemezsin; içimde bir denizdir yaşamak Sen, denizin en uzak noktasında şen, şakrak Ben, kırgın dalgalarla avunurum derinde Gemilere yosunlu mendiller bağlayarak
Şiir
Şarkımız Bizim
Kırılırda bir gün bütün dişliler Döner şanlı şanlı çarkımız bizim Gökten bir el yaşlı gözleri siler Şenlenir evimiz barkımız bizim Yokuşlar kaybolur çıkarız düze Kavuşuruz sonu gelmez gündüze Sapan taşlarının yanında füze Başka alemlerle farkımız bizim Kurtulur dil, tarih, ahlak ve iman Görürler nasılmış, neymiş kahraman Yer ve gök su vermem dediği zaman Her tarlayı sular arkımız bizim Gideriz nur yolu izde gideriz Taş bağırda, sular dizde gideriz Bir gün akşam olur bizde gideriz Kalır dudaklarda şarkımız bizim Necip Fazıl Kısakürek
Şiir