"Her insan yeryüzündeki aynasını arar," demişti kimi âlimler, "onunla bir olmak, onda kendini bulmak için". Ama nasıl cennette Tuba ağacı, kökleri yukarıda, dalları toprağın altın da ters dönmüş ise, kimi aynalar da alaşağı eder yansımaları..
“Çünkü burası kaybetmek için geldiğimiz bir yer.” “Kalmak için değil, gitmek için buradayız.” demek ve onu sarsmak istiyordu. Söyleyecek başka sözleri de vardı:
“Hayatla yüzleşmelisin artık. Ayrılık acısından kaçma, yüreğine taş bas ve bu acıyı sonuna kadar yaşa. Nereye kadar kaçacaksın bu gerçekten? Her an bir terk ediştir, her an ayrılıştır. Bak kaç yaşına gelmişsin, kaç yıl geride bırakmış, o yıllardan ayrılmışsın.”
“Sahip olduğumuzu sandığımız her şeyi arkamızda bırakıp gidiyoruz..”