"Hayatımız yalnızca şununla ilginçtir: İçinde hayvansal birçok katman varsa da, bu katmanlar arasında gene de aydınlık, sarsılmaz ,yaratıcı bir şeyler ;geleceğin iyi yaşamımızdan aydınlık ,sarsılmaz olacağı umutlarını yeşerten insancıl bir şeyler yetişmektedir."
"Biz soylu falan değiliz .Kimse bir şey öğretmez bize.Her şeyi kendimiz yapmak zorundayız .Biliyorsun başkaları için kitaplar yazılmış, okullar yapılmıştır, ama bizler için yapılan bir şey yoktur .Her şeyi kendimiz yapmak zorundayız..."
Büyükannemin Tanrısı gün boyu her an onun yanındaydı,kedi köpekle konuşurken bile dilinde hep Tanrı vardı.Onun Tanrısı 'na herkes kolayca,kendini vererek boyun eğerdi gibi geliyordu bana :İnsanlar da ,köpekler de , kuşlar, arılar otlar da...Onun Tanrı'sı yeryüzünde her şeye aynı şekilde iyi yürekli, aynı ölçüde yakındı.
Hangi yasaları mı ?Yani alışkanlıkları ,adetleri...İnsanlar yaşarlar ,yaşarlar bir süre sonra bazı şeyleri kabullenirler :Zamanla daha çok alışırlar bu yaşadıklarına ve onları âdet edinirler,kural ,yasa olarak koyarlar! Sözgelimi oyun oynamak için toplanırlar çocuklar ,nasıl ,hangi düzende oynayacaklarını aralarında kararlaştırırlar, sözleşirler .İşte bu sözleşme bir yasadır!