Sabır.
Aklın sınırlarını zorlayarak bu sırra sahip olmak pek de kolay değil. Akıldan öteyi sezmek her babayiğidin harcı değil. Akılla delilik arasında kıldan ince kılıçtan keskin bir alan var ki taşmamak, çıkmamak gerek sabırdan.
Sabrın da zamanı vardır. Emanettir sabır insanoğluna. Birinden diğerine geçer gider. Kimileri sabretmek zorunda olduğunun farkında değildir, masumdur. Masumlardan sorgu sual olmaz. Dayanmanın, sızlanmanın da şuura ihtiyacı vardır. İdrak ile sabır arasında da yakın bir münasebet. Sabır ve şükür birbirine vakındır. Bütün sıkıntı ve belâlara sabredilir, hatta şükredilir idrak varsa.
Sabırla yüzleşmek insanoğlunun en büyük imtihanı.
Kimi ölmeye yatar, kimi doğmaya. Kimse bilmez sırrını. Fakat şu kesin ki kimse için ne sonsuza kadar karanlık ne bitip tükenmek bilmez bir aydınlık vardır.
Kimileri için sonsuz ağırdır hayat, kimine göre tüy gibi hafif. Zaman kimine çok çabuk geçer de, kimine ağdalı bir reçine gibi yapışıp kalır olduğu yerde.