Mevlânâ Hazretleri der ki:
"Ey kardeş! Bedenin et ve kemik olarak hayvanlarla aynı. Sen, asıl tefekkür ile hayat bulmalısın. Tefekkürün gül ise, sen bir gül bahçesindesin. Eğer diken gibi düşünüyorsan, ateşte yanacak bir kütüksün!"
Şeyh Sâdî Hazretleri buyurur:
"İnsan; marifet ve fazilet sahibi olmalıdır. Bunlar olmadıktan sonra, kırmızı-mavi boyalarla duvarlara yapılan sûretlere de adam demek îcâb eder. Bir insanda mârifet, fazilet, merhamet, kerem ve ihsân olmadıktan sonra, o adamla duvarlardaki resimler arasında ne fark vardır!?"
[Her insanın maddî yapısı etten-kemikten ibârettir. Fakat gerçek insanlık şeref ve haysiyetine erişebilmek; îman, ahlâk, sâlih ameller, maddi-mânevî fazîletlere bağlıdır.
Osman Nuri Topbaş
Dünya hayatı geçici bir durak olsa da yaratılışındaki meyil sebebiyle insan aldanır, hayatını dünya için mahveder. Halbuki dünyayı mamur etmek imkânsızdır. Niyazî-yi Mısrí Hazretleri divanında bunu şöyle ifade eder:
"Bu harabı niceler çalıştı ma'mûr etmeğe
Bir yanın ta'mir ederken bir yanı oldu harab"
Ziya Paşa şöyle der:
Ya bister-i kemhada ya vîrânede can ver,
Çün bây u gedâ hâke beraber girecektir.
(Madem zengin de fakir de toprağa beraber girecektir, öyleyse ister ipek döşekte ister viranede can ver, fark etmez.)