İnsan sabahtan akşama kadar bir şey olmasını bekler ve hiçbir şey olmaz. Bekleyip durur insan. Hiçbir şey olmaz. İnsan bekler, bekler, bekler, şakakları zonklayana dek düşünür, düşünür, düşünür. Hiçbir şey olmaz.
Zweig
Aklıma sevdiğim bir romandan bir cümle gelmişti. Kaderin bizi başrole taşıdığı, ikimiz dışında her şeyi cılız bir manzaraya dönüştürdüğü o anda, cümleyi kendimce yeniden kurdum: Bizim büyük çaresizliğimiz Nihal'e aşık olmamız değil, sesimizin dışardaki çocuk seslerinin arasında olmayışından asıl çaresizliğimiz buydu.