Melankoli
Beni en güzel günümde
Sebepsiz bir keder alır.
Bütün ömrümün beynimde
Acı bir tortusu kalır.
Anlıyamam kederimi,
Bir ateş yakar derimi,
İçim dar bulur yerimi,
Gönlüm dağlarda bunalır.
Ne kış, ne yazı isterim,
Ne bir dost yüzü isterim,
Hafif bir sızı isterim,
Ağrılar, sancılar gelir.
Yanıma düşer kollarım,
Görünmez olur yollarım,
En sevgili emellerim
Önüme ölü serilir...
Ne bir dost, ne bir sevgili,
Dünyadan uzak bir deli...
Beni sarar melankoli:
Kafamın içersi ölür.
Onu öylece bana bakarken gördüm.
Aradan geçen onca zamana rağmen yüzünde aynen duran incinmişlikle, telaşla, kül rengi hüzünle karşımda duruyordu.
Avuç içlerinden alevler saçılıyordu etrafa.
Yalnızlaştırıyordu çevresine saçtığı ateş.
Suskundu.
Susarak anlatabilecek ne varsa onu anlatıyordu bakışlarıyla.
Şaşkınlığımın ağırlığıyla olduğum yerde kalakaldım. Ayaklarım ağırlaştı, ruhum ağırlaştı ve gidemedim yanına.
İlknur da birkaç saniyeliğine baktı ve sonra hiçbir şey olmamış gibi caddeden karşıya geçti.
Arkasından gitmek istedim. Olmadı
Arkasından bağırmak istedim. Olmadı
Arkasından ağlamak istedim. Olmadı
Gördüklerimden emin olamamanın şaşkınlığıyla eve döndüğüm.