Sizi tanıyınca, birincisi, kendimi daha iyi tanıdım ve sizi sevmeye başladım; küçük meleğim, sizden önce, tek başımaydım ve yeryüzünde uyuyor, yaşamıyordum sanki. Onlar bana zalimlik edenler, çehremin bile uygunsuz olduğunu söylüyorlardı ve hor görüyorlardı beni, kendi kendimi bir görür olmuştum; kütük gibi olduğumu söylüyorlardı, ben de gerçekten kütüğüm ben diye düşünüyordum, ama siz karşıma çıkınca, siz karanlık hayatımı aydınlattınız kalbimi ve ruhumu aydınlattınız ve ben ruhsal huzur bularak diğerlerinden daha kötü olmadığımı anladım; belki parıltı yok, ışıltı yok, renk yok, ama yine de insanım, kalbiyle ve düşünceleriyle bir insanım ben. Şimdi de kaderin kovaladığını hissederek, onun tarafından ezilerek, kendi kendimin değerini reddetmeye kalkıştım, ben felaketlerimle içim kararmış ve ruhen düşmüş bir halde bunu yaptım. İşte siz de her şeyi bildiğinize göre, canım, size gözyaşlarıyla yalvarıyorum bu konuyu daha fazla kurcalamamanız için yalvarıyorum, çünkü kalbim parçalanıyor, acı geliyor, ağır geliyor,
Size saygılarımı sunuyorum.
Sadık dostunuz, Makar Devuşkin
...