"Adamın mezarının üzerinde dans ediyorlar," dedi elini omzuna koyan Kıral.
"Kim ki bu adam?" dedi Necip dans pistine tekrar dönüp bakarak. Babasını tanıyamadığı için değil, babasıyla gerçekten tanışma fırsatına hiçbir zaman erişememiş olduğu için sormuştu bu soruyu.
Necip burnundan derin bir nefes alarak son kez aynada kendisine baktı. Kaybedecek hiçbir şeyi olmayan adam işte oradaydı. Ne alacaklısı vardı ne vereceklisi. Kaybedecek hiçbir şeyi olmama durumu az önce gücüne gitmişken bir anda daha iyi hissetmesine sebebiyet vermişti nedense. Kaybedecek hiçbir şeyi yoktu Necip'in. Özgürdü Necip. Hiçbir şeye mecbur ya da bağımlı değildi. Hiç kimseye verilmiş sözü yoktu. Hiç kimsenin ondan bir beklentisi de yoktu. Rüzgâr neyse, su neyse, Necip de oydu.