Heda

Heda
Modern bir diyarda antik hayaller...
Alternatif evrende aşkı bulmak?
5/10
·352 syf.·
2025 2. kitabı
Öncelikle kitabın yazarı olan Sezin Erkek'i yani nam-ı diğer Sezin Karameşe'yi uzun süredir sosyal medyadan takip ediyor ve YouTube videolarının çoğunu da severek izliyorum. Kendisi çok tatlı bir hanımefendi. Normalde kitaplara çok fazla para verip satın alan biri değilim genelde kütüphaneden ödünç alarak okurum fakat yazarı sevdiğim için nasıl bir hikaye yazdığını merak ettim ve kitabın çokça övüldüğünü görünce de bir şans verip almak istedim. İncelememde spoiler bulunabileceğinin uyarısını da vererek düşüncelerimi paylaşmaya başlıyorum. Kitap Ece adlı 16 yaşındaki bir kızın bir gün uyandığında hayatının hatırladığından çok farklı olduğunu görmesiyle başlıyor. Öyle ki kız annesinin birkaç ay önce kaybolduğunu bilmiyor, arkadaşlarını farklı hatırlıyor ve dinlediği müzikleri bile bilmiyor. Bundan yıllar sonra da bunu yaşamasının nedeni başka biri tarafından paralel evrenler arası yolculuk yaptırılmış olması olduğunu öğreniyor. Biz de Ece ile beraber paralel evrenler arası geçişi bir asansör ile kontrol eden bir şirket olduğunu ve devletin de bu işin içerisinde olduğunu öğreniyoruz. Ece orijinal evrenine zorla gönderilmeye çalışılırken daha fazla şey öğreniyor ve hayatı alt üst oluyor. Kitap bir geçmişi bir geleceği anlatarak bizlere Ece'nin bu dünyaya nasıl alıştığını, hayatının bir gecede nasıl tepetaklak olduğunu ve bunun bir daha olmaması için mücadele edişini güzel anlatıyor. Ece hiç hatırlamadığı sevgilisi ile beraber orijinal evrenine dönmemek için polisten ve şirketten kaçsa da kitabın sonunda yakalanıp orijinal evrenine gönderiliyor. Gerçekten o kısımları okumak keyifliydi. Kitaba başlarken bunun fantastik bir kitap olduğunu ve içerisinde biraz romantizm olduğunu sanıyordum fakat bence bu kitap romantikliğin içerisinde biraz fantastik ögelerin bulunduğu bir
Heda
Yıldıza DokunmakSezin Karameşe · Ephesus Yayınları · 2024528 okunma
Reklam
Aydınlık terk etti, bak karanlıkla var kan bağım.
8/10
·202 syf.·
2025 1. kitabı
Fahrenheit 451 - “Kitap kâğıtlarının tutuştuğu ısı derecesi." Kitabı öyle kötü bir zamanda başladım ki belki de bu yüzden daha fazla etkilendim, bilrmiyorum. Herkesin bildiği üzere 2025 yılın'ın ocak ayı adeta yangın ayıydı. ABD de haftalardır söndürülemeyen ve geçen hafta çıkan 'Bolu felaketi' olarak anacağımız, insanların ihmalkarlık ve tedbirsizlik yüzünden can vermiş olduğu bir yangın ayı yaşadık maalesef. Başımız sağolsun. Umarım ateşin yakmadığı, ısıttığı günleri bir an evvel görürüz. (İncelememde spoiler mevcuttur. Buna bilip okumaya devam ederseniz daha iyi olur:)) Kitap hakkında düşüncelerime geçecek olursam zaten kitaba başlarken, herkes tarafından övülen bir kitap olduğu için, güzel bir kitap olacağını tahmin ediyordum ve öyle de oldu. Kitap; evlerin yanmaya dayanıklı olduğu ve itfaiyecilerin yangını söndürmediği aksine kitap olan evleri yakma görevine sahip oldukları, gelecekte gerçekleşen distopik bir konuyu ele alıyor. Kitabın yazıldığı yıllarda televizyonun yeni yeni yaygınlaşmaya başlamasını gören yazarımız bu televizyon baskısının kitaplara verdiğimiz değeri nasıl olumsuz etkileyeceğini o zamanlarda kaleme almış bulunuyor. Hatta kitapta geçen; "Eskiden kimin evde olduğunu ışıklarının açık olmasından anlayabilirdiniz; şimdiyse ışıklarının kapalı olmasından anlaşılıyor." sözüyle de televizyonun hayatımızı nasıl etkilediği konusu üzerinde güçlü bir mesaj veriyor. Kitapta bulunan baş karakterimiz Montag bir itfaiyeci ve o da bütün itfaiyeciler gibi kitapları yakmaktan sorumlu birisi. Bir gün Clarisse adında 17 yaşında bir kız ile tanışıyor ve o kızın sorduğu 'mutlu musun?' sorusu ile kendini sorgulamaya ve düşünmeye başlıyor. Kitap içerisinde yazılmış en iyi karakterlerden biri bence Montag'ın karısı Mildred. Mildred karakteri bu dünyadaki herkesin
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,3bin okunma
Soyun atası ağaca bağlanır, sonuncusunu da karıncalar yer.
8/10
·336 syf.·
2024 4. kitabı
Çok fazla kitap okuyan biri değilim açıkçası ve maalesef sıkıldığım bir kitabı da bırakmaya çok meyilli biriyim. Yine okumaya başlarken ben bu kitabı bırakırım sanıyorken, kitap bir şekilde bitti ve bu sefer kitap beni bıraktı... Önceden uyarmış olayım bu incelemeyi spoiler almak istemeyenlerin okumasını tavsiye etmiyorum. Kitap Jose Arcadio Buendia ile başlayıp bize bol karakterli ve karmaşık hikayeleri olan bir dünyaya yani Maconda kasabasının kapısını açıyor. Bol karakterli dememi abartılı sanmayın lütfen kitapta çok fazla karakter var ve geri dönüp sık sık kontrol ettiğim bir soyağacı bile bulunuyor. Kitapta bulunan yan karakterler bir zaman sonra ana karakter olmaya başlıyor ve bu şekilde süre gelen bir aileyi anlatıyor. Kitap aslında kendi içerisinde sürekli geleceğe ve geçmişe atıfta bulunuyor ve özellikle geçmişe yönelik bu atıf sahneleri benim en hoşuma giden kısımlardan olmuştu. Karakterin hepsi hem birbirine benziyor hem de bir o kadar alakasız karakterlere sahipler. Ursula'nın çabaları, Amaranta'nın kini, José Arcadio Buendia'nın pesetmeden sürekli bir şeylerin peşinden koşması, Melquíades'in icatları ve yazıları, Albay'ın zorlu kişiliği ve oğulları, Jose Arcadio'nun çekip gidişi ve tekrar gelişindeki beni uğrattığı şaşkınlığı, Rebeca'nın güzelliğini ve bu güzelliğinin kitabın içinden bana kadar ulaşması, General'ın Amaranta'yı yıllarca beklemesi, Pilar Ternera'nın bir şekilde her yerden çıkışları, Santa Sofia'nın hiç gocunmadan herkese yardım edişi, Fernanda ve Remedios'un taç taktıkları gün, Aureliano Jose ile Petra'nın yasak aşkları arasında yaşadıkları doyumsuzluk ve fedakarlıklar, Jose Arcadio'nun yıllar boyu bir odada tıkalı kalması, Meme'nin aşk uğruna çektikleri, Aureliano'nun sürekli birilerinin boyunduruğunda yaşaması, Jose Arcadio'nun
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 198446,4bin okunma
Tamamen hatalarla dolu bir kitap:d
3/10
·640 syf.·
2024 5. kitabı
Bu kitap daha önce duyduğum ama deneyimlemediğim bir formata sahip olduğu için başlangıçta çok ilgimi çekmişti açıkcası. her sayfa sonunda kendi seçtiğimiz yola göre hikayenin şekilleniyor olması biz kullanıcıların da kitaba dahil olmasını sağlıyor. Aslında bir nevi oyun gibi bir kitap ve seçeneklerle hikayeyi ilerletmek eğlenceli. Çok kalın durmasına rağmen de beklenildiği üzere o kadar uzun durmuyor ve yaklaşık 15 dk da bitiyor. Bu da başa dönüp farklı yolları okumanız için çok daha istekli kılıyor. inceleme başında da bahsettiğim üzere kitaba başlamadan önce ilgimi çekmişti fakat yazım şekli pek içime sinmedi ve daha dolu bir hikayeye sahip olabilirdi diye düşünüyorum. Ayrıca başa dönüp diğer seçeneklere de baktığımda ana karakterin çoğu zaman bir şekilde sürekli ölümle karşılaşıyor oluşunu gördüm. Bu da nasıl ilerlersek ilerleyelim hep aynı sona kavuşuyor izlenimi verdiği için pek can sıkıcı. Aynı şekilde seçtiğimiz yol ile çok alakasız anlarda ölümle karşılaşmak da çok saçma geldi. Kısaca hikayesi ve anlatış tarzı güzel olsaydı tadından yenmeyecek bir kitap olurdu ama yine de 20, 30 dakika kadar ayırarak bir oyun gibi olan bu kitabı okumak kötü değildi.
Şahane Hatalar 1Heather Mcelhatton · April Yayıncılık · 20114,620 okunma
Puan vermedi·127 syf.·
2022 1. kitabı
Öncelikle bu kitabın elime nasıl geçtiğinden bahsetmek istiyorum. Bu kitabı Kardeşimin bir gün gelip 'abla bu kitabı bana arkadaşım hediye etti ama bu kitabın içinde sürekli Erdoğan geçiyor' demesi ile tanıdım. Önce şaşırdım, şaka yapıyor sandım fakat kitabı incelediğimde buna inandım :d Artık arkadaşının eline nasıl geçti bilmem ama ona başka kitap okumasını söyledim ve merak ettiğim için ben okumaya başladım. Pek siyaset bilgim yok ama biraz bahsedeyim kitaptan. Tanıtım bülteninde de yazıldığı üzere espriri bir şekilde Cumhuriyet Halk Partisi'ne yönelik olumsuz algı yaratmaya çalışıyor kitap. Cumhuriyet Halk Partisinin genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kafasını kaybetmesi ile başlıyor. Ardından Ekrem İmamoğlu, Fatih Portakal (kitapta Fox TV'nin Portakal'ı olarak geçiyor),Özgür Özel, Engin Özkoç gibi siyasetçileri ve gazetecileri 'akılsız' gibi gösterip Adalet ve Kalkınma Partisini yüceltiyor. Yaşanmış bir kaç olaydan alıntı da yapan yazarımız Salih Tuna kendisini de övmeyi unutmuyor elbet :d Kitap hakkında söylenecek pek bir söz yok aslında CHP'yi sevenlerin 'saçmalık' olarak baktığı, Ak Parti'yi sevenlerin ise eğlenerek okuyabileceği; biraz absürt ve abartının bol olduğu bir kitap.
Kafasını Kaybeden AdamSalih Tuna · Turkuvaz Kitap · 202019 okunma
Reklam