Açık havada yürümek iyi gelmişti galiba ona. Yürüdükçe dertleri geride kalıyordu. Birdenbire tüm dertlerini yürüyerek geride bırakabileceği aklına gelince adımları hızlandı. Dünyanın yuvarlak olduğunu hatırlayınca tekrar yavaşladı.
"Erdener Bey senin içinde değil mi oğlum?"
"Değil yahu değil... Adam soğuk cüzdanı almış gitmiş," dedi Necip yüzünü avuçlarının arasına alarak.
"Erdener Bey senin içindedir abicim ya..." dedi Kıral büyük bir kararlılıkla.
"Yahu değil, değil! İnsan bilmez mi amına koyayım Erdener Bey içinde olsa?!"
Necip'i sevmek zaman alan, meşakkatli bir süreçti. Güneş'in bu duyguyu tam manasıyla haiz olabilmesi için belki de önce onu tutuklaması gerekecekti. İşin ucunda Güneş'le mesut bir hayata atılmak varsa yatar çıkardı Necip. Majör bir problem değildi bu.