Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Bilesiniz ki silahlıyım."
José Arcadio Buendia, bir zamanlar bir vuruşta atları deviren ellerinin nasıl olup da aynı güce kavuştuğunu anlayamadan, Don Apolinar Moscote'nin yakasına yapıştığı gibi adamı havaya kaldırıp gözlerinin hizasında tuttu.
"Seni ömrüm boyunca ölü olarak yanımda taşımaktansa, diri diri gezdirmeyi yeğlediğim için böyle yapıyorum," dedi.
"Hiçbir yere gidecek değiliz," dedi. "Burada çocuk sahibi olduk, o yüzden burada kalacağız."
José Arcadio Buendia, "Ama daha hiç ölen olmadı," diye karşılık verdi. "İnsanın oturduğu toprakların altında ölüleri yoksa, o adam o toprağın insanı değildir."
Ursula incitmeyen bir kararlılıkla direndi: "Sizlerin burada kalması için benim ölmem gerekiyorsa, ölürüm."
"Dünya yuvarlak, tıpkı bir portakal gibi." Ursula'nın sabrı taştı. "Sen çıldırmaya niyetliysen, kendi başına çıldır! Ama o çingene düşüncelerini çocukların aklına sokmaya kalkışma!"
Melquiades, "Bilim uzaklığı ortadan kaldırdı," diye fetva verdi. "Çok yakında insanoğlu evinden dışarı adım atmadan dünyanın neresinde ne oluyorsa görebilecek."