Kula gereken odur ki: Yemesinde, içmesinde, giymesinde, düşünmesinde, daha başka işlerinde: Kalbini üzen işlerden sakına... Zamanın değerlendirilmesi babında yararlı işleri ala.. Çünkü, insanı ancak iyi ameller kurtarır.
Allah-ü Taâlâ, İbrahim'in a.s. dilinden şöyle anlattı:
- "O gün, ne mal fayda verir, ne oğul.. Ancak Allah'a temiz kalb getirenler kurtulur" (26/88).
...
Zünnun, insanları anlatırken şunları söyler:
-Allah'ın öyle kulları vardır ki, baktıkları zaman: Said kimdir, şaki kimdir? bilirler. Bu hale: Vakitlerini Allah için harcadıklarından ermişlerdir. Onlar, insanların iç aleminde neler dolaşırsa bilip anlarlar.
Allah istediğini bu yolda seçer.
Allah anılmadan geçip giden her an boştur. Onsuz zamanın tadı alınmaz. Zamanı değerlendirmek isteyen, Allah-ü Taâlâ'yı bütün arzularından üstün tutsun.
Zatın biri:
- Vaktin nasıl değerlendirileceği?
Sorusuna şu cevabı veriyor:
Bütün varlığın sahibi için, iç âlemin temiz tutulması.. Tam bir şekilde kulluk yoluna girilmesi..
...
Zatın biri şu tavsiyelerde bulunuyor:
- Kalbinde, ufacık bir leke görüyorsan, oruca devam et. Gitmezse, az konuş.. Yine gitmezse, günahlarına dikkat et. Yine kalırsa.. artık yalvarmaya, sızlanmaya başla. Her hali iyi bilen sultana yalvar.
Yahya b. Ebikesir, bir halini şöyle anlatır:
- Hayli yol gittikten sonra, Mekke'ye vardım. Beni, Ata b. Ebirebah karşıladı. Selâm verdikten sonra, halka takdim etti. Bu takdiminde şöyle dedi:
- İçinizde, ilmi meselelerden sormak isteyen vardır. Gelip Yaha b. Ebikesir'e sorsunlar. O aramızda iken, bana söz düşmez.
Onun bu takdimi bana ağır geldi. Kırk gün, Allah'a yalvardım. Nefsim o sözlerden hoşlanmıştı. İstedim ki: Bu sözlerin tesiri kalbimden gide..