İçimdeki çocuğa...
Sen bilmiyorsun.
Sen oturmuşsun bir taşa,denizi seyrediyorsun. Ben oturmuşum toprağa, seni seyrediyorum. İkimizin de dudağında garip bir tebessüm. İkimiz de mutlu...
Dalgalar geldikçe sana ellerini uzatıyorsun. Küçük bir çocuksun henüz,sevimli ve hırçın...
Senden uzaklaştıklarında öfkeleniyor, su ellerinden kayıp gittikçe ağlamaklı oluyorsun. Dalgalar gelip geçiyor, durmadan...
Sen bitmeyen bir sabırla ama bir o kadar da sabırsızlıkla suya avuçlarımı tutmaya çalışıyorsun.
Haydi aç kanatlarını şimdi, baş yukarıda, göğüs önde. Aşağıya bakmak yok, hep ileriye, hep karşıya bakacaksın. En önemli şey düşünmeyeceksin. Ne güzel uçtuğunu veya uçamadığını düşünme. Sadece uç
Bırak kanatların işini yapsın.