NeuroStoryTR

NeuroStoryTR
@_iamserdar
Ölüm ne büyük bir sırdır; İnsan düşünür ama çözemez. neurostorytr.com instagram.com/iams.erda.r?igs...
Paris – Kayboluş ve Bulunuş Şehrin ışıkları arasında yürürken, kalabalıklar arasında yalnız hissetti. Ama Seine Nehri kıyısında gitar çalan bir sokak sanatçısı yanına gelip ona gülümsedi. “Nereden geliyorsun?” diye sordu. Serdar cevap verdi: “Yoldan.” Ve anladı ki, bazen yolun kendisi insana yeni bir kimlik veriyordu. 6. Lizbon – Gün Batımı Defteri Paris – Kayboluş ve Bulunuş Şehrin tepelerinden gün batımını izlerken, defterini çıkardı. İlk sayfaya şunu yazdı: “Gittiğim her şehir, içimde eksik olan bir parçayı tamamladı.” Dağların arasındaki antik kalıntılarda yürürken, sis yüzüne vuruyordu. Yorulmuştu ama içindeki ses ona güç verdi: “Burası, geçmişin ve geleceğin birleştiği yer.” Taşlara dokundu ve sanki binlerce yıl öncesinden bir selam aldı.
Reklam
Kyoto – Sessizlikteki Bilgelik Japonya’da bir tapınağın bahçesinde diz çöktü. Yağmur hafifçe toprağa düşerken, taş fenerlerin ışığında derin bir nefes aldı. Sessizliğin içinden şu fısıltı yükseldi: “Gerçek yolculuk, içindeki yolculuktur.” Kapadokya – Güneşin Doğduğu Yer Sıcak hava balonları göğe yükselirken, Serdar güneşi vadiden karşılayan insanlarla birlikte izledi. Gözlerinde umut vardı. Bir yanından yabancı bir gezgin, diğer yanından yaşlı bir Anadolu kadını geçti. O an düşündü: “Yol, bizi hep yeni kardeşlerle tanıştırıyor.”
Serdar, sabahın ilk ışıklarında Galata Köprüsü’nde yürürken martıların çığlığına kulak verdi. Köprüdeki balıkçıların “Rastgele!” deyişleri arasında, içinden bir ses yükseldi: “Benim yolum artık uzaklara açılıyor.” Çantasında çok eşya yoktu ama kalbi, merakla doluydu. 2. Bangkok – Sokakların Kalbi Tayland’ın nemli gecelerinde, Serdar kendini pazarın ışıkları arasında buldu. Baharat kokuları, sokak lambalarının altında dans eden gölgeler gibi etrafını sardı. Bir satıcı ona baharatlı çorba uzattı. “Yolun uzun, önce karnını doyur.” dedi. O an anladı ki dünyada iyilik, dil bilmeden de anlaşılabiliyordu.
Atlantik Okyanusu’na karşı defterini açtı. İlk sayfaya yazdığı sözün altını çizdi: 'Gerçek rehber haritalar değil, yol boyunca tanıştığımız insanlar ve öğrendiğimiz derslerdir.' Serdar artık kendi 'Globetrotter’ın Rehberi'nin yazarıydı
Machu Picchu’nun sisli yollarında nefesi kesildi ama kalbi hızla atıyordu. Zirvede yalnızca şunu hissetti: 'Her zorluk, insanı kendi zirvesine taşır
Reklam