Genç Osman Yedikule’ye götürüldüğünde artık yanında saltanatın ihtişamı yoktu. Ne merasim vardı ne mehter sesi. Yalnızca taş duvarlar, ağır kapılar ve ihanetin soğuk nefesi vardı.
Daha on sekiz yaşındaydı.
Birkaç yıl önce kitaplarının başında devletin geleceğini düşünen o çocuk, şimdi kendi devletinin askerleri tarafından hapsedilmişti. Ona yapılan muamele yalnız bir insana değil, padişahlık makamına da yapılmış bir hakaretti.
20 Mayıs 1622’de Genç Osman boğularak öldürüldü.
İstanbul sustu.