1924'te çıkarılan bir kanunla Osmanlı hanedanına mensup erkekler yetmiş iki saat, kadınlar on gün içinde yurtdışına çıkarıldılar. Halk içine ilk kez inen kişiler panik içinde Kahire, Beyrut, Şam, Amman, İskenderiye, Tunus, Haydarabad, Paris, Nice, Londra, Buenos Aires, Sofya ve San Remo'ya dağıldılar. Kısa zamanda parasız kaldılar, sürgünde mutsuz bir yaşamları oldu ve kalanlar 1974'e kadar ülkelerine dönemediler.
Her gün yollarda gördüğümüz "Fiat" kelimesinin arkasında aslında evrenin yaratılışından cebimizdeki paraya kadar uzanan çok eski ve gizemli bir sır yatıyor.
Hiç evlenmemesini eserlerine odaklanmak ve üretkenliğini
korumak olarak açıklasa da;tüm hayatını hiç evlenmeden geçirmesi, tığ işi gibi dönemin algısına göre feminen sayılan uğraşları ve insan temasından kaçınması edebiyat tarihçileri arasında onun yönelimi hakkında bugüne kadar uzanan tartışmalara ve sosyolojik analizlere konu olmuştur. Kimi eleştirmenler bu durumu, dönemin
muhafazakar toplumunda kendi gerçeğini saklamak için yarattığı kusursuz bir yalnızlık zırhı olarak yorumlar. Kimileri ise bu aşırı
titizliğn , insanlara dokunamamanın ve
mizofobinin getirdigi zorunlu bir aseksüellik oldugunu savunur. Kesin olan bir şey varsa o da Hüseyin Rahmi'nin sırlarını kendisiyle
birlikte o köşkte sonsuza dek sakladığıdır.
Fakat asıl büyük ironi tam da burada başlar: Kendi hayatında aşktan, temastan ve evlilikten böylesine izole yasayan bu adam; romanlarında yasak aşkları, çarpık ilişkileri, entrikaları ve kadın-erkek dinamiklerini en çıplak, en cesur haliyle yazabilen essiz bir
gözlemciydi.
Tutku tüm kötülüklerin anasıdır diyen Arthur Schopenhauer, "Bir Tartışmayı Kazanmanın Otuz Sekiz Yolu" adlı denemesinde, bir kişiyi otuz sekiz değişik yöntemle dövmeyi anlatmıştır.
Tefekkür zamanı ılık bir fırında uykuya yatan Rene Descartes şaşı kadınları çekici bulsa da hizmetçisinden çocuk peydahlamıştı. /Aseksüelliği erdem sayan Immanuel Kant doğduğu kent Königsberg'ten hiç dışarı çıkmamıştı. / Bir gözlükçü dükkânı olan Baruch Spinoza bir zamanlar çocuk olduğunu kabullenmezmiş./