Seninle yirmi dört saat hiç konuşmadan birlikte olabilirim. Anlıyor musun? Kısacası bu sevmek midir, bilmiyorum. Senin yanında sıkılmıyorum hiç. Hep seninle olmak istiyorum. Aşk bu mudur acaba?
Kuşkusuz uzaktan bakınca insanlar da başka türlü olmalıydılar. Ama bir yabancı olarak, yabancılığın getirdiği çaresizlikle uzak kalmak başka, insanları yeterince görüp tanıyıp, içli dışlı olduktan sonra, belki de salt bir değişiklik özlemiyle uzaktan bakmak başkaydı.
İçini büyük bir sevinç kapladı. Hayat denen şeyi ucundan, kıyısından ilk kez duyuyor, bu kocaman bilinmeyeni keşfetme tutkusu içinde yüreği kabarıyordu.