Garipti insanlar, sürekli üstlerine vazife olmayan şeyler yapıyorlardı.
Sürekli birbirlerinin işine karışıyorlardı.
Sürekli birbirlerinin arkasından konuşuyorlardı.
Her konuda fikir yürütüyorlar, en iyiyi kendilerinin bildiğini sanıyorlar, her zaman kendi söyledikleri yapılsın istiyorlardı.
Hayatı küçüktü, dardı ama kendi elindeydi.
İçli dışlı olunca insanlar hayatını elinden alıyorlardı.
O zamandan beri uzak durmaya çalışıyordu insanlardan.
Herkes ne çok yalan söylüyordu. Sürekli yalan söylüyorlardı. Karılarına, kocalarına, çocuklarına, akrabalarına, komşularına, patronlarına, çalışanlarına. Yakalandıkları zaman da utanmıyorlar, inkar ediyorlar ya da yeni bir yalan söylüyorlardı.
Yaşanan her şey zamanla soluyordu. Öyle bir soluyordu ki belli belirsiz bir iz bırakıyordu arkasında. İnsan bu ize bakıyor ama yaşandığından emin olamıyordu.
Hayatın böyle bir özelliği vardı.