ilgen

“Bak! O çukurdaki isli dumana, iş yerinin orası olduğunu da kabul et! Orada düş kuramazsın, tahminler yürütüp, kuramlar geliştiremezsin. Orada it gibi çalışacaksın!”
Sayfa 12 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 5.basım, Aralık 2021
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·200 syf.·
2022 37. kitabı
İncelemeye nereden başlayacağımı bilemiyorum. Aslında konu itibariyle, bilindik klişe bir konuya sahip. Anlatım tarzı olarak ele alırsak, aynı konuyu çok daha iyi anlatımla da yazan oldu. Nedir peki bende bu kadar değişik etki bırakan? Konu klasik konu. Yani taşralı bir genç ve son demlerini yaşayan bir fahişe, aralarında geçen fırtınalı aşk… Ama bu bir “Nana” gibi değil. Kendinizi Jean’in yerine koyduğunuzda Fanny’ye istemsiz bir şekilde kızıyor; Fanny gibi düşününce ve onun yerine koyunca da Jean’ın kalpsizliğine sinirleniyorsunuz. Jean toplumun istediği tipik bir modeldir. Fanny ise istenilmeyen model. Jean bir yandan Fanny’den kopamıyor ama bir yandan da bu ilişkinin yanlış olduğunu biliyor. Çünkü Jean toplumsal bir karakter. En sonunda toplumsallığını yıkıyor ama iş işten geçmiş oluyor. Fanny ise tüm gururunu bile bir kenara atacak kadar Jean’a düşkün. O kadar düşkün ki hep ilgisini diri tutmak için çabalayan, ayrılmak yerine çözümler arayan Fanny’dir. Jean ise ilişkide gözü yolda olanlardan. En sonunda Jean’ın gelmesi ile durum değişiyor sanıyoruz fakat burada Fanny bize ters köşe yapıyor. Artık tükenmiş, yorgun, sevmek yerine biraz da sevilmek isteyen bir Fanny görüyoruz. İşte can alıcı nokta. Her şeyi bırakıp gelen Jean’ı artık istemeyen Fanny mi haksız, yoksa kendini tüketircesine seven, ilişkide hep tek taraflı emek veren Fanny mi haklı? Hayatına zorla giren bir kadından kopmak isteyen Jean mı haklı yoksa ilişkide emek vermeyen Jean mı haksız? Yani kim haklı veya kim haksız? Daha da önemlisi biz romanda bir haklı veya haksız mı aramalıyız yoksa tüm olaya sadece olması gerekiyordu ve oldu şeklinde bir kadın erkek ilişkisi olarak mı? Herkese keyifli okumalar
SaphoAlphonse Daudet · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2017506 okunma
Ne varsa kaçıklarda vardır, görüyorsun.
Sayfa 143 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 4.basım, Şubat 2021, İstanbul
“Hiçbir şeyin sürekli olmadığı bir gerçek. İnsan dediğin birleşir, ayrılır.” “Öyleyse ne diye birleşmeli?”
Sayfa 127 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 4.basım, Şubat 2021, İstanbul
Mutsuzluk mutsuzluğu getirenden daha uzun sürer.
Sayfa 83 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 4.basım, Şubat 2021, İstanbul