Hayattan bıkmıştım,görünmez bir güç bir şekilde yaşamdan kurtulmaya itiyordu beni. Kendimi öldürmek istediğimden, değil. Fakat beni hayattan uzaklaştıran bu güç, herhangi bir arzudan daha güçlü, daha keskin ve daha kapsamlıydı. Bütün gücümle hayattan uzaklaşmaya çalıştım. Önceleri hayatımı iyileştirme düşüncesi ne kadar doğal geliyorsa şimdi de intihar düşüncesi öyleydi. Bu düşünce öyle baştan çıkarıcıydı ki acele etmemek için kendimi kandırmaya çalışıyordum. Sırf düşüncelerimi çözmek için her türlü çabayı göstermek istediğimden aceleci davranmıyordum. "Eğer çözemezsem, devam edebilirim, " dedim kendime.
Hayatım durdu. Nefes alıyor, yemek yiyip içiyordum. Fakat bunları istemsiz olarak yapıyordum. Fakat yaşamıyordum, çünkü gerçekleştirmeyi mantıklı bulduğum hiçbir arzum yoktu. Bir şey istediğimde elde edip etmemenin bir önemi olmadığını en başından biliyordum.