İslam ilbaş

Şu soruyu sormaktan da kendimi alamıyordum:
Fakat hemen şu soruyu sormaktan da kendimi alamıyordum: şu dünyada bizim mülkümüz olan ne var ki? Şu yeryüzünde geçici olmayan ne var? O anda dünyanın ne kadar değersiz olduğunu anlamıştım. Dünya tam da Hz. İsa'nın (a.s) dediği gibidir: "Eğer dünyanın Allah katında bir sinek kanadı kadar değeri olsaydı kafirlerin ondan bir yudum su içmeleri mümkün olmazdı." Şu halde bu dünya içindeki her şeyle birlikte bir göç yurdudur; kalıcı bir yurt değildir.
Sayfa 224·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.

İslam ilbaş

, bir kitap okudu
Puan vermedi·236 syf.··
7 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2026 14:10
·
2026 11. kitabı
Abdulhamid Bilali
8.8/10 · 60 okunma
Ölüm gelip çattığında..
Nihayet onlardan (müşriklerden) birine ölüm gelip çattığında: «Rabbim! der, beni geri gönder; Ta ki boşa geçirdiğim dünyada iyi iş (ve hareketler) yapayım.» Hayır! Bu onun ağzından çıkan (boş) bir laftan ibarettir. Onların gerisinde ise, yeniden dirilecekleri güne kadar (süren) bir berzah vardır. Sûra üflendiği zaman artık aralarında akrabalık bağları kalmamıştır; birbirlerini de arayıp sormazlar. Artık kimlerin (sevap) tartıları... .ağır basarsa, işte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdir. Kimlerin de tartıları hafif gelirse, artık bunlar da kendilerine yazık etmişlerdir; (çünkü onlar) ebedî cehennemdedirler. Ateş yüzlerini yakar; orada suratları çirkin ve gülünç bir halde bulunurlar. Size âyetlerim okunurdu da, siz onları yalanlardınız değil mi?" (Müminun, 99-105)
Gerçek Değişim
İnsanların kalplerini (özellikle kendi kalplerini) değiştirmek için hiçbir gayret sarf etmeden olağanüstü bir değişimin meydana gelmesini isteyenler hayal peşindedirler, vehim içindedirler. Bizzat kendileri değişmeden dışarıda en küçük bir değişim hareketi gerçekleştiremezler. Çünkü sünnetullah bu esasa dayalı olarak işler.
Hz. Peygamber (s.a.v): "Şüphesiz Allah suratlarınıza ve mallarınıza bakmaz. Bilakis, kalplerinize ve amellerinize bakar." (1) buyurmuştur. O halde mesele sakal bırakmak, doksan dokuzluk tesbih taşımak, kibir olmasın diye elbiseleri kısaltmak, küçük sarık sarmak, koku sürmek veya misvak kullanmak gibi dış görünümle ilgili değildir. Mesele, şu kalple, onun gerçek bir imanla imar edilmesiyle ilgilidir.
Sayfa 133·Kitabı okudu