Aslında insanda potansiyel olarak üretme kabiliyeti var." "Ancak geniş ortamlarda o ihtiyaçlarına rahatça ulaştıklarından değişik yollara başvurmaya gerek görmüyorlar Zor durumda kalınca insanın bu potansiyeli kendini gösteriyordu."
Kendi çıkarın ve kendi menfaatini öncelikle sunan dünyayı çıkarına naslı geliyorsa yaşayan bencil (İlkesiz) kendini doyurmak için başkalarını aç bırakan sözde öneder görülen filozof ve liderler
-Nietzsche (Niçe) “Ne olursa olsun daima istediğinizi yapınız. Önce kendinizi seviniz, sonra yakınlarınızı. Şehveti, hükmetme hırsını, bencilliği kötülük sayarlar. Bunlar erdemdir, mutluluktur. En büyük kötülük, en büyük iyilik için gereklidir. Önce yıkıcı olmak gerekir” der.
-Max Stirner:Benim için benden öte hiçbir şey yoktur. Hakkım olan şey, gücümün yettiği şeydir. Ben her şeye sahip olma hakkına sahibim, çünkü ben her şeyi elde edebilecek güce sahibim."
-Niccolò Machiavelli (Politik Realizmin Babası)İnsanlar ya okşanmalı ya da ezilmelidir; çünkü hafif yaraların intikamını alabilirler ama ağır olanlarınkini alamazlar. Bir prense hem sevilen hem de korkulan biri olmak yakışır; ancak ikisi bir arada olamıyorsa korkulmak, sevilmekten çok daha güvenlidir."
“İnsan zorlukta aslına döner; Batı da her kriz anında demokrasi ve insan hakları maskesini indirip gerçek yüzü olan çıkarcılığı ve ikiyüzlülüğü açıkça sergiler.”
-Amerikan Dışişleri Bakanı, 'Kavram saptırma' kültürüne açıktan açığa başvurup 'Mısır'da ordu, yönetime el koymadı. Halk talep etti ve ordu, yönetimi değiştirdi, ama yönetim hala sivillerde' diyebiliyor. Batı'nın darbe karşıtlığına umut bağlayanların umutlarını söndürüyor.
-Öte yandan İslam dünyasında her nerede bir milli kurtuluş hareketi belirse, Batı'nın çıkarları İslam dünyasının hangi noktasında tehlikeye düşse orada ilginç bir hareketlilik başlıyor. İslam dünyasının en sıradan Müslümanlarını, İslam'ı anlatma görevini yerine getirmekten başka, düşündüğünü ifade etme hakkını kullanmaktan başka hiçbir etkinliği olmayan Müslümanların değişik istihbaratlar eliyle adeta günlükleri tutuluyordu. Sıradan bir Müslüman'ın insani hak olan taziye ziyareti bile kamera marifetiyle kayıt altına alınıyor ve örgüt faaliyeti diye bir gün önüne konuyor. Körelmiş çakılar, kurusıkı oyuncaklar silah sayılıyor.
Anlam Kayması: ,mahalle kelimesinin normalde geleneksel olarak aidiyet, dayanışma, tanışıklık ve güven gibi sıcak anlamlar taşırdı , ancak günümüzde ise cahillik gericilik gelişmemişlik ve sürü psikolojisi" ile eş değer tutuldu
Oruç tutmayanlar veya uygun olmayan kıyafet giyinenlere gösterilen tepkinin mahalle baskısı olarak adlandırılmasını; inançlı insanların değerlerini savunmasının aşağılık ve mahkûm edilecek bir durum gibi gösterildi kelimeler üzerinde oynadılar kelimlere farkı bir anlam taşıdılar örneğin terörist" kavramını Müslüman direnişiyle özdeşleştirerek her sakallı veya tesettürlü kişiyi potansiyel bir suçlu gibi sundular
Aşkı=şehvet, menfaat=bencillik, özgürlük =sınırsız serbestlik, ev hanımını =Okumamış ve cahil kadın imajıyla Ortay sürdüler buda kelimenin özünden çok, onu yorumlayan zihniyetin dönüşümünü ortaya koydu
-İslam dünyasını kontrol etmek için din kavramlarını bir propaganda aracı olarak kullanılmışlardır