İslam ilbaş

İnsanın Anlam Krizi ​"Bilhassa Aydınlanma ile birlikte Batı felsefesi düşüncesinin dünyaya egemen olmasıyla insanlık, anlam arayışı için kendine yeni bir yol belirledi. Artık bir Tanrıya -haşa- Allah’a ihtiyaç olmadığını, ilahî bir kitaba ve bir peygambere de gerek kalmadığını iddia eden düşünceler ortaya çıktı. Bilimle ve akılla yaptığı keşifler, dünyaya hükmetme kabiliyeti veren teknolojiler karşısında kendine hayran kalan bu düşünce, sadece bilimle ve akılla her şeyin anlamlandırılabileceği vehmine kapıldı. Aklı ve bilimi kutsal bir dogmaya dönüştüren bu arayış, bizatihi aklı ve bilimi, anlam krizinin öznesi hâline getirdi. ​Yukarıda ifade edildiği gibi insanın takdire şayan olan bu akli çabası da anlam kaybının önüne geçemedi. Zira insanlık, felsefe ve bilimle pek çok şeyi keşfetmekle birlikte bilimle ancak yaratılışı kısmen açıklayabildi, fakat anlamlandıramadı. Zira açıklamak ayrı bir şeydir. "Bilim bize hayatın nasıl devam ettiğini öğretir; ancak hayatın neden devam etmesi gerektiğini söyleyecek olan yalnızca kalbin ve ruhun manasıdır."
Sayfa 27·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Milliyetçilik
"Hem zalime ait olmak hem mazluma... Hem zulüm sebebi olmak hem kurtuluş yolu... Daha ilk cümlede 'ideoloji' dedik. Ama bu bir ideoloji değil. Milliyetçilik, bir ideolojinin gerektirdiği düşünce ve pratikten yoksun. İdeolojiler düşünceye dayanırken milliyetçilikte düşünce değil, duygu (his) var. Milliyetçilik romantiktir; akla dayanmaz; hatta akıldan uzaktır."
Sayfa 120·Kitabı okudu
İzzetbegoviç, "Ben biraz risk almayı severim" mümkünse müzakere et zorunluysa savaş et
Sayfa 183·Kitabı okudu
Bir halk direnişten vazgeçmezse bu direniş nasıl olursa olsun netice verecektir
Sayfa 271·Kitabı okudu
- Ben de MÜ'min bir kişiyim -sadece iddia yetmez. Güçünün yetiği yere kadar imanının göstermem lazım. Eger lamba ben lambayım dese, ancak ışığı olmasa, onun iddiası mantıksızdır ve bu yeterli değil