Fakat -hayat aleyhtarı bir düşünceden çıkmış olan- ebediyet, fiillerin hayata geçirilmesini tehlikeye sokmayan bir insanî refleks olamazdı: Onu mekanik bir tekrarla unutabilelim diye, harcıâlemleşir.
Dünyada yapacak hiçbir şeyimizin olmadığı apaçıktır; fakat kokuşmamızı gevşeklik içinde sürdürmek yerine ter kokuları yayarız ve leş gibi kokan bir havanın içinde kalırız soluk soluğa. Tarih’in tamamı kokuşarak çözülme halindedir; çıkardığı kokular geleceğe doğru buram buram yayılır: Oraya doğru koşarız; hiç değilse her çürümenin içinde bulunan ateş için...
Muhtemel bir çıkış, bir kaçış fikri bulunur elimizde; kendimizi kolaylıkla yok edebilir ve, sayıklamanın doruğunda bu evreni balgam gibi tükürebiliriz.
... Ya da dua eder ve başka sabahları bekleriz.