Minik ve aslına bakarsanız “kimsesiz” bir çocuk olduğunuzu, oyun oynamak, eğlenmek ya da bitmek bilmeyen karşılıksız bir sevgiye ihtiyaç duyduğunuzu düşünün. Bir beyaz gemiye ulaşabilmeyi belki de… Fakat masum, yalnızca hayaller kuran bir çocuk olmak, insanlar için geri çekilmeleri gereken bir kalkan değil ne yazık ki. Vicdansızca kendi istek ve arzularına göre hareket etmeyi seçip zarar verecekleri basit bir canlı maalesef. Okurken, duyarsız, ilgi ve sevgi bilmeyen sadece yaşayabilmek adı altında hayatlarına devam eden bu insanların, masum bir çocuğun hayallerini yıkışına tanık olacaksınız. İsmi dahi geçmeyen çocuğumuzun belki de babasına kavuşabileceği ya da dedesiyle birlikte her şeyden habersiz olduğu huzurlu bir hayat yaşayabilmekti istediği. Üzgünüm ki gerçek hayat bu değildi ve yazarın da belirttiği gibi “İnsanın ruhunu, bütün hayatını allak bullak eden felaketler, mutsuzluklar da vardı.”