Bir kimsenin ahirette amel defteri sebebiyle pişmanlık yaşamaması ve "keşke" dememesi için bu dünyada sorumluluk bilinciyle yaşaması, ölümün bir son olmadığını, ölümün ötesinde bir dirilişin, bir hesabın, bir mahkemenin ve ona bağlı olarak bir ödül ve cezanın varlığını en derinden hissetmesi ve buna göre hayat sürmesi gerekir....
Allah'a itaat sadece O'na iman ve ibadetten ibaret de değildir. İman ve ibadetle elde edilen yüksek maneviyatın, hayatın tamamına nüfuz etmesi, ibadet dışında kalan vakitlerde de güzel ahlâkla görünür, gözlemlenebilir, fark edilir kılınması gerekir. Bu olmadığı takdirde iman ve ibadet söze kalmış, öze nüfus etmemiş demektir. Allah'a itaatin tamamlayıcı boyutu güzel ahlâktır. Kâmil mümin iman ve ibadeti hayatın tamamına nüfuz eden bir davranış modeline dönüştürmeyi başarabilendir....