Aniden birisi arkasından biri yetişmeye çalışıyormuş gibi hissetti ve hiç düşünmeksizin içgüdüsel olarak hızlandı. Fakat korkunun insafsızca bilediği bir sevgiyle peşindekinin de hızlandığını duyuyor ve kaçış olmadığını bilmesine rağmen kendisi de hızlanıyordu.
Bakışını bu kadar keskin, sert, soğuk ve can yakıcı yapan, bir şey biliyor olması mıydı, yoksa öğrenmeye çalışması mıydı? İrene söyleyecek bir şeyler bulmak için çırpınırken aklına birden çoktandır unutmuş olduğu bir anısı geldi. Kocası bir zamanlar, avukat olarak karşı karşıya geldiği bir sorgu hâkiminden söz etmiş, bu adamın bütün marifetini, bütün sorgu boyunca miyop gözleriyle önündeki belgeleri inceler görünmek ve tam can alıcı nokta da bir soru sorarken bakışlarını yıldırım gibi kaldırıp, bir hançer gibi sanığın gözlerine saplamak olduğunu söylemişti. Bir şimşek keskinliği ile parlayan bu yoğun dikkat karşısında sanık soğukkanlılığını kaybediyor ve özenle kurduğu yalanı sürdürmez oluyormuş.
Sayfa 31 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu