Hâkim ideoloji kendi başına bir güçtür. İnsanları içtimaî yapının mutlak bir zaruret olduğuna, ona karşı gelmenin imkansızlığına inandırabilir. Hatta mevcut düzenin her türlü tehlikeden korunması gereken ideal bir düzen olduğunu da telkin edebilirler. Demokrasileri uzun ömürlü yapan bu aldatmaca (mistifikasyon)dır.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
..İnsanların varlığını belirleyen şuurları değil, şuurunu belirleyen sosyal varlıklarıdır.
Bu genel hükümlerin sosyal gerçeğe getirdiği ışık kifayetsiz belki, ama bu karanlık dehlizde ateş böceklerine bile ihtiyacımız var.
Kelimeler ve düşüncelerle savaşmak daha insanî ama daha azgın, daha ciddi. Barış içinde bir arada yaşamanın ideolojiler planında mânâsı, ideolojilerden herhangi birine boyun eğmek değil, diyaloğu göze almaktır. Bu oyunun ilk kaidesi, tesamuh (tolerans). Kimseden, düşüncelerinin zaferi uğrunda savaşmaktan vazgeçmesi istenilemez. Ama daha gerçekçi, daha mütevazi bir talepte bulunulamaz mı? Tek hakikat benimkidir vehminden sıyrılmalı, düşmanın fikirlerini anlamaya çalışmalıyız. İdeolojiler savaşı böylece hakikat uğrunda bir savaş olabilir Schaff'a göre.
"İdeoloji, bütün ilimlerin üstünde kanat çırpar, çünkü ilimler düşüncelerimizden ve onlar arasındaki çeşitli münasebetlerden ibarettir" (Maine de Biran). Geçen asrın bir Fransız sosyoloğu ideolojiyi şöyle tanımlar: "Eflatun'un kurduğu, Descartes' in tazelediği, onsekizinci asır filozoflarının lüzumundan fazla darlaştırdıkları bir ilim" (Adolphe Coste).