...bu apandisit ameliyatlarından nefret ediyorum, bu adam da büyük ihtimalle sağlıklı olacak, ameliyatsız da işlerin yolunda gittiği pek çok kez görüldü, kimseyi ameliyat etmemek lazım aslında, insanlar ölmeli, ölürlerken bıçakla deriyi ayırarak bedenin içine girmemek gerek. Yıkama işini bitirdim, ellerim temiz, üstünde hiç bakteri kalmadı, insan milyarlarcasını üzerinde taşıyor hep, her yerde böyle düşmanları var ve hiç haberi yok, öte yandan onlar da yaşıyor, hakları da var, bizden ne az ne fazla, hiçbir şey yapmamak gerekirdi aslında, suç diye bir şey yok, insanın elini attığı ve dokunduğu her yerde, hemen suç var karşısında, hemen haksızlık ve cinayet...
"Tanrı'nın işi karmaşıktır," demişti falcı kadın.
Bu doğru olabilir ama Tanrı benimle düpedüz dalga geçiyor şimdi. Bir kez daha başarısız olduğumu görmek onu eğlendirir mi? Yoksa başarmamı istediğinden mi bu noktaya kadar yürüttü beni? Hangi yolu seçeceğimi biliyor mu yoksa o da benim gibi nefesini tutmuş bekliyor mu?
Yollardan birini seçmek zorundayım. Yaşamın saçmalıklarından biri de bu, bizden yana olup olmayacağını bilmediğimiz bazı yolları bizzat biz seçeriz.
Mecburiyetler üzerine seçimler yapmaya alışmış biriyim ben.