Herkese merhaba
Bu kitapta kendi hayatından izler taşımakla birlikte, edebiyat dünyasının önemli isimleri olan Kafka, Svevo ve Pavese gibi yazarların sokaklarında yürüyor, soluyor ve mezarlarını ziyaret edip, intiharını, ölümünü hissetmesini okuyoruz.
Kitaba bayıldım. Şu ana kadar en sevdiğim Tezer Özlü'nün kitabı oldu. Altını çizdiğim yerler vardı. Tezer Özlü, eserinde varoloşculuk akımını, ölüm ve yaşam arasındaki sınırları, insanın kendi içindeki hesaplaşmalarını, hayattaki yalnızlığını, sancılarını buram buram okuyucuya aktarıyor. Lâkin okurken o satırlarda çoğu kez karamsarlığa büründüğümü, duvarlarda düşünceler, cevaplar aradığımı hissettim.Bu karanlık, sarsıcı yolculuğu okumak her şeyden önce zordu diyebilirim, çok ince bir kitap olmasına karşın her cümlesi ayrı yoğun ayrı anlamlar barındıran bir kitap.Kitap kafa dağıtıcı değil. Kitap zor zaten yazarın kitapları zor. Dili sade olsa bile duygusallık fazla.Kitapta kendimi bulduğum çok cümle var. Beğenerek okudum. Tezer Özlü'nün kitapları neden zor derseniz Zor denk gelinecek bir betimlemesi var. Depresif, keskin ve acılarla yoğurularak olgunlaşmış bir kalemi var.Kesinlikle başucumda durmasını istediğim kitaplarımdan birisi olacak bu kitap. Kitabı sakin kafayla okunması lazım eğer depresif okuyamıyorsanız bu kitapta zorlanabilirsiniz. Kitap boyunca Cesare Pavese hep var. Sadece bir yazar değil onun için; bir eşlikçi, bir iz, bir öncül. Tezer, Pavese’nin yaşadığı yerlere gidiyor. Onun otel odasında kalıyor. Onun tarihlerinde yaşıyor. Onun intiharını anlamaya çalışıyor. Onun izini sürerken aslında kendi karanlığına daha da yaklaşıyor. Ben de bu kitabı okuduktan sonra Pavese’yi merak etmeye başladım.
Tezer Özlü'nün hayranıysanız bu kitabı okuyabilirsiniz.