İşit beni yıldız bebeğim bebek yıldızım
Esirgeme el uzatışını güçsüzlüğüme seçilmiş olan eline
Zor yaşayanın teslimine!
Az bir sevgiyle al beni gökyüzüne, o görkemli mabede yönetici çemberinin içine!
Yıldız tutkunum sana.
Olmayan günlerdi.
Olmayan günlerin saatleriydi kayan ya da çalmayan.
Üçgen bir gökyüzü açısından bakıyordum günbatımına.
Geceleri tüm genişlik ve yokoluyordum güvencesi güç ay ve yıldıztakımı altında,
Sen ne getirdin bana çocukluğundan?
Şen kahkahalar ulumalar donakalmalar mı?
Üzüncün senin hangi çağrışımlara uzandı benim eskil saatlerimde?
Geçmişsiz ve geleceksiz suç sevinçleri, deniz kıpırtılarınca yürek dalgalanmaları?
Titreyerek uçurulan köpükten balonlar, anlık aşkın tasarımlar mı?