“Zorluklardan yıldızlara...”
Hayal ettim,
Bir ekmeği bölüştüğümüzü oturarak.
El ele
Diz dize
Ve göz göze
Bakışarak
Hiç ölmeden,
Sonsuza kadar...
- kalben
"Benim..." dedim. Ciğerlerime giren hava yeterli gelmiyordu. "Kendimle savaşacak gücüm kalmamıştı. Hayatın bana sunabileceği hiçbir şey yoktu. Hiçbir ödül cazip değil, hiçbir gelecek, geçmişi silecek kadar da parlak değildi. Hissizdim, yalnız ve bitmiştim.
Dıș görünüşe aldanmamak gerektiğini, dışarıdan çirkin veya kötü görünen birinin özünde çok iyi biri olabileceğini oradan öğrenmiștim. Çocukluğumdan beri insanların içindeki iyiliği arar dururdum. Çoğu kez ise yanılmıştım doğrusu. Bazıları gerçekten de kötüydü, kalpleri çirkindi. Bazıları içinse hâlâ düşünüyor, hâlâ görünenin ardındakini arıyordum.
Keşke geçmișe müdahale etmek mümkün olsaydı. O zaman tutardım çocukluğumun ellerinden. Alıp götürürdüm onu buralardan. Gelecekten gelerek geçmişimi yeniden büyütürdüm. Ben kendimin annesi olur, büyütürdüm onu.