Eğer biz dünyada eğri, eğreti oturduğumuzu anlayamazsak doğru konuşmamız mümkün değil. Kâfir düşüncesi dünya üzerindeki oturuşunu bir hükümranlık oturuşu sanarak doğru kılmaya çabaladığı için eğri konuşmaya mahkûm görünüyor.
Dünyaya bakmayı aşıp, dünyayı görme noktasına ulaştığımızda neye talip olmamız gerektiğini de anlarız. Bakmakla yetinmenin gerçek ilerlemeye yani içteki aydınlanmaya engel teşkil ettiğini bir kavrayabilsek!
Akılcılığın vardığı nokta Batı medeniyeti, akıllılığın vardığı yer ise İslâm'dır. Apaçık görüldüğü üzere akılcılıkta baskı altına alınmış bir akıllılık, akıllılıkta ise disipline sokulmuş bir akılcılık vardır. Bütün mesele aklın bir şirk unsuru haline girip girmediğindedir.