Eve son bir kez baktım. Bir daha geri dönemeyeceğimi biliyordum. Kafamın içinde buraya ait binlerce anı vardı. Hiçbiri yeteri kadar mutlu değildi. Belki gittiğim yerde onu bulurdum ve bu sefer sonsuza kadar mutlu olurduk.
Bir insanı en iyi yönetebilecek tek şey, korkuydu. Sizi yerinizden kımıldayamayacak hâle getirebilecek, tüm mantığınızı sıfırlayabilecek tek şey, korkuydu. Ama başka bir bakış açısından bakacak olursak da... Kaybettiğinizi düşündüğünüz ve her şeyin bittiğini sandığınız noktada size kazandırabilecek tek şey de aynı şeydi. Korku. Çünkü sizi ne kadar kalın zincirlere bağlıyorsa ondan kurtulmak için de o kadar büyük bir kudret veriyordu damarlarınıza.
Ağlamanın zayıflık olduğunu falan düşünmüyordum. Bence iyi bir kusma yöntemiydi. Ağlayamamak... Asıl kötü olan oydu. Çünkü içinizde biriken zehri atamıyordunuz. Başka bir yol bulmanız gerekiyordu bunun için. Çoğu zaman o yollar ağlamaktan daha tehlikeli olurdu.