İntiharın eşiğinden dönen insanlar gibi hissediyorum kendimi. Birden hayat daha güzel gelmeye başlıyor. Keşmekeş bulduklarına bile dayanılmaz bir özlem duyuyorsun. Her sabah erkenden kulaklarını tırmalayan tiz kuş sesleri artık tatlı geliyor çünkü yaşamak bu demek, biliyorsun. Tıpkı doğanın sabahları uyandığı gibi sen de uyanıyorsun. Ağaçlar gibi nefes alıp veriyorsun. İşte bu hissi özlediğimi söylüyorum. Birkaç ayda yaşadıklarım bana insan olmayı unutturdu. Basit şeylere bile özlem duyar ve en ince ayrıntılara dahi şükreder oldum.
"Bir zamanlar öylesine saftım ki; yüksek mevkilerde oturan, iyi evlerde yaşayan, öğrenim görmüş ve bankalarda hesapları olan insanları saygı değer kimseler sanırdım.”