Nargilə

Bütün bu sinirinin, çok basit bir açıklaması vardı: Hayal kırıklığı. Bu sefer bir şeylerin farklı olacağına inanan insanların cehennemi.
Sayfa 626·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Babam, insanın ruhunu beslemek için daima kendisi dışında başka canlılarla sorumluluk alması gerektiğini düşünürdü. Bu yüzden bana daima çiçekler ektirdi ve hayvanlar besletti ki bileyim, kendimden başka canlıları da seveyim. Sevgi, tek başına bir ilişki değil, kendimle beraber karşımdakini de büyüttüğüm bir bağ, diyeyim. Bu yüzdendir, insan yaşamak için yaşatmasını bilmeli, derdi hep.
Sayfa 609·Kitabı okudu
Kaybetmekten korkmayın. Bir insan, hayatınıza girdiği andan çıktığı ana kadar içinizdeki tabloda izler bırakır, fırça darbeleri olur bunlar. O kişi gittiğinde tablonuzda ne göreceksiniz? Daha mı güzelleştirmiş? Bir ressam kadar yetenekli miymiş? Belki arkadaki manzarayı o çizmiş, ağaçlarınıza yeşillik eklemiş, göğünüze parlak ve mavi bir renk vermiştir, olamaz mı? Bu insan gitse de o tablo daima kalacak orada. Biricik insan budur, Meira Hanım. Kaybı müthiş olsa dahi geride bıraktıklarıyla bir ömür yaşanır. Herkes usta bir ressamla kutsanmaz, herkesin tablosu böyle renkli ve güzel olmaz. Yapabileceğiniz en onurlu davranış ise kaybınızı kabullenip bir zamanlar biriciğinizin özenle çizdiği bu değerli tabloyu kimselerin kirletmesine izin vermemek olur. Şüphesiz, biriciğinizi içinizde bir sanat eseri olarak yaşatmak, bir kayıpla baş etmenin en onurlu yoludur. Böylece aslında kaybetmiş de sayılmazsınız, bir başınıza kalmış da. Aksine paha biçilemez eserlerle dolu bir müze olur bağrınız. Sevgi, ölümden de güçlü belki. Ne de olsa ölülerini de sever gerideki.
Sayfa 608·Kitabı okudu
• Bana sevgiden bahsettiklerinde dahi içimde bir boşluk büyüyor ve beni yutuyor. Hiç görmemiş birine renkleri anlatmak gibi. Anlamlandıramıyorum. Bir gün kaybedeceğin birine bağlanmak ne kadar mantıklı? Bu kayıpla nasıl baş edeceksin? Seni güçsüz düşürmeyecek mi? Sonunda hayatın acımasızlığı karşısında seni çırılçıplak bırakmayacak mı? - Sevmek, getirisi götürüsünden çok bir terazide, o halde. Denge korunmalıdır. Sadece kazanamayız, kayıplarımız olmazsa kazanmanın da bir değeri kalmazdı. Nasıl ki kötülük olmasaydı iyilik diye bir kavram olmazdı, bu dengede karanlığı da sevmeliyiz ki aydınlığın bir değeri kalsın.
Sayfa 607·Kitabı okudu
• Doğamızda öldürmek de var, Ezra. O halde nasıl sevebiliyoruz? Yıkıma götürmeyecek miyiz her bağı? Ya da her sevginin altında kaosu seven sinsi bir canavar yatmıyor mu? Bu da sevgiyi sahte kılmıyor mu? Sevmek için yaratılmış canlılar değiliz nasıl olsa. Tek odağımız var ve o da hayatta kalmak. İşimize yaradığı için seveceğiz ve işimize geldiğinde öldüreceğiz. İkisi de hayatta kalma stratejisi. Beyazı temizlikle ve siyahı da kirle, ölümle ilişkilendirsek de ikisinin de sadece renk olması gibi. Temelde sevmek de öldürmek de sadece ışığın ve gölgenin oyunu. Bana kızma ama bu nedenle ikisini eşit derecede değersiz görmeye başlıyorum. - İnanç ve sevgi, toplumları ölümün karanlığından koruyan, bazen bunu ilahi bir gayeye bağlayıp korkusunu dindiren, onu ehlileştiren, ona bir yuva veren, şimşekler çakan korkunç bir gökyüzünden korumak için başına kubbe çeken bir yardım elidir. Bir umuttur insanoğlu için sevmek, yalnızlıktan ve bir başımıza savaşmanın korkunç yükünden kurtaran yegâne aidiyettir. • Yaşamak için sevmeli miyim o halde? - Hayır sevgisiz de umutsuz da inançsız da yaşarsınız. İnsanoğlunu karanlık kör bir kuyuya atın, sürünerek de olsa yine yürür, çamur yer, kirli sular içer ve muhakkak yaşar ama önemli olan sadece nefes almak mıdır? Yaşamak, yalnızca kalbimizin atması mıdır? Sevgiye, inanca, aileye, bir topluma, bir düşünceye ait olmak budur, kör kuyularda ışıktır. Dikkat edin, size o inanç doğrudur, bu inanç yanlıştır, demiyorum; bu düşünce ehlidir, bu düşünce yanılgıdır, demiyorum, insanlığın özünde umut yatar, diyorum. O umudu da birçok şekilde, histe, insanda, inançta yeşertiriz. Sonuçta hayır, yaşamak için hiçbir şeye sahip olmak zorunda değilsiniz ama sevgi gibi bağlar şüphesiz sizin en kötü gününüzde umudunuz, en karanlık gecenizde de ışığınız olurdu.
Sayfa 606·Kitabı okudu