İnsanlar yaşlanıyordu, bunun ayrıcalığı yoktu ama yaşlanan insanların bir kısmı olgunlaşmış olarak, bir kısmı ise olgunlaşmadan ölüyordu. Bunun püf noktası ise bir insanın ‘Nasıl görünüyorum?’ Sorusundan, ‘Nasıl görüyorum?’ Aşamasına geçmesiydi.”
“Zaten, bir felakete sükûn ve soğukkanlılıkla tahammül edenlerin manzarası, o felaket için ağlayıp çırpınanların manzarasından çok daha korkunç ve ezicidir.”
Çocukluktan başlıyor mükemmelliyetçi olma eğilimimiz..Aşama aşama biz farketmeden yükleniyor.Yemek yerken üzerine dökme, boyama yaparken çizgiyi taşırma, yazı yazarken satırı kaydırma gibi gibi.. Çalışırken farkediyorum yanlış veya hatalı bir şey yaptığımda ne kadar çok eksik hissettiğimi ya da yetersizmiş gibi hissedip demorize olduğumu çünkü bu şekilde öğrendik. Şimdilerde ise en iyi öğrenmenın düşe-kalka olduğunu düşünüyorum tabi hatalarından ders çıkarmayı bilen biriyseniz.