Hayatın merkezine neyi koyarsanız, hayatınız o minvalde şekillenir.
Öncelikler, hedefler, beklentiler, ona göre oluşur. Tefekkür için de aynı şey geçerlidir. Tefekkürün ölçüsü, bir dayanak noktası olmalıdır. Bunun için bir mihenk taşına ihtiyaç duyulur. Nasıl ki altının ayarı, mihenk taşında ölçülürse, düşüncelerin mahiyeti de hakikat terazisinde test edilmelidir. İnsan, kendi hakikatini bu yolla anlayabilir. Onun için fikirlerin de bir mihenk taşı olmalıdır. İnsan, fikirlerini, düşüncelerini, mihenk taşında tartmalı, hakikatin ölçüsünü nazara alarak mukayese etmelidir.
Bilmem neyi aradım bir ömür kışlarında
Binbir gece yürüdüm hangi muamma için
Zümrüd-ü anka uçar senin bakışlarında
Benim rüyalarımda birkaç deli güvercin