Nastenka

Nastenka
@_nastenka
"Beni yanlışlıkla çıkardılar sahneye." youtu.be/R7N6kRhcNEA?si=...
öğrenci
tıp fakültesi
İzmir
54 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
belki de hiç var olmamalı. hiç açmamalı bu kapıları, geçmemeli bu kalplerden. tüm hafızalardan silinip gitmeli.
Reklam
insanlar o kadar tembel ki iletilerde bile uzun olanları okumuyorlar
Hayat ve İnsan
evinin soğuduğunu ve sıkıldığını hissetmek
kimi ev barınmak kimi ev sığınmak için. insanların pek çoğunun barınağı varken pek azının sığınağı vardır. zira barınmak için var olmak yeterliyken sığınmak için var olduğunu bilen biri gerekir. sığınaklarımızı sevgiyle öreriz, yuva haline getiririz, her gün ellerimizle onarırız. başta herkese bir barınak yeter. zaten sığınağa ihtiyacımız olduğunu ancak bize gelince anlarız. yokken kimse bilmez bunun anlamını ve önemsemez de. fakat sığınaklarımızı kurabildiğimizde barınaklarımızdan uzaklaşırız, ona bağlanırız ve bağlanırız. alışırız sonra, yeni bir ev yeni bir heyecan, değerli hissetmek. sonra her ev gibi o da zamanla aşınır. sadece üzülerek geriden izleyip aşınmaması için bir şey yapılmazsa çok daha kötü ve yıkık dökük bir hale getirir onu rüzgarlarımız. artık evimizde üşümeye başlarız, aşınan çatı barınağın amacını yok etmiş ve kırılan camlar kalbimize batmıştır. yaralıyız. gitmek için ayağa kalkamıyoruz kalmak için yeterli gücümüz yok. ayrıca en önemlisi olan evimiz, artık sürünerek de olsa o kapıdan çıkmamızı önemsemiyor ya da bunu engellemek için kapıyı kapatmaya çalışmıyor. inşa etmeye, yeniden bize zarar vermeyecek bir hale getirmeye çalışıyoruz fakat sonra bir rüzgar daha geliyor ve bir bakıyoruz sığınağın çatısı yine üstümüze düşmüş, cam desen zaten hiç onarılmamıştı. yoruluyoruz zamanla ve biraz da ev kendini düzeltsin bize zarar verdiğini fark etsin istiyoruz. ev bazen anlıyor bazen anlamıyor. en sonunda parçalanmaya başlıyor. yine çıkmıyoruz evden, çıkamıyoruz. kalbimizden o cam parçalarını çıkarıp pencereye takarak rüzgarın girmesini önlemeye çalışıyoruz. fakat bunu gören sığınak sanki daha yüksek bir hızla parçalanıyor. sonunda biz hâla aynı noktada oturuyoruz fakat bir bakmışız ev uçup gitmiş ve yıllar önce terk ettiğimiz barınağımızın nerede olduğunu
Duygu ve Düşünce
hayat bizi ne hale getirdi. uyuyamayacak kadar düşünüyoruz.
Hayat ve İnsan
Anne
insan yaşlanıyor zamanla, yaşlanmak yalnızlığı beraberinde getiriyor. anneme bakıyorum. herkes gitmiş sanki, yapayalnız. balkonda oturup sabahtan akşama kadar aynı şeyleri konuşup düşünebilir, aynı şeyleri bitmeksizin tekrarlayabilir. böyle olduğunu görüyorum içim parçalanıyor. "takmasana kafana artık, yeter olan oldu işte bak ben senin yanındayım" demek istiyorum ama olmuyor. gözlerinde sürekli bir kırgınlık ve acı var, görüyorum. babam kırdı onu zamanında, onu da babası kırmıştı. neden ben hiç kimseyi iyileştiremiyorum? neden sevgim iyileştirmek için yeterli değil? kızıyorum kendime. neden bunlarla uğraşmak istemiyorum? evladıyım oysa tabii ki ben yanında olacağım. ama bu nasıl bir kaderdir ki ben küçüklüğümden beri sürekli onları düşünüyorum, belki biraz yoruldum bundan. bir duvar var önümde onu yıkmak istiyorum ve birileri bana yardım etsin diye bekliyorum ama kimseden yardım istemeyeceğim bir zaman. herkes kötü, herkes hasta, herkes dertli. ben bunu görmek istemiyorum. ben buraya geldiğim zaman her şeyden bıkmış ve üzgün bir anne görünce buna dayanamıyorum, dostuma iyi gelememeye de katlanamıyorum. ondan gece gece oturmuş bu satırları yazıyorum. iyi bir evlat da değilim zaten hep katıydım onlara karşı, emin olamıyorum ama babamdan öğrendim galiba bunu. yapamıyorum, yaklaşamıyorum ne onlara ne de kendime. kaybettiğim zaman çok pişman olacağımı biliyorum, yine olmuyor. evlat olmak bazen çok zor fakat muhtemelen daha zor olan bir şey varsa o da sana mesafeli olan evlada sahip bir anne olmak.
Hayat ve İnsan
Reklam