Cannes'de, çoğunluğunu Fransız entelektüellerin doldurduğu Grand Théâtre Lumiére salonunda, "Bir Zamanlar Anadolu'da" gösteriliyordu. Filmin ortalarında Neşet ERTAŞ, Hacı Taşan'ın "Allı Turnam"ını söylerken eşime dönerek fısıldadım: "Bakar mısın dünyanın işine, Hacı Emmi Keskin'den gelmiş de Fransızlara bozlak dinletiyor."
Rüyalarımızı kalplerimizden başka soracağımız hiç kimsemiz yok. Odamızın ortasına düşen güneşin farkında mıyız? Yolumuzu kaybetmişsek , kaynağa dönmemiz lazım. İnsanın kaynağı kendi ruhudur. O halde kaynağa, ruhumuza...
Biz bu cihaza hiçbir müdahale de bulunmadık. Ne yaparsak yapalım çalışmıyordu. Bu yüzden parçaladık ve yeniden kurduk ama elimizdeki şemaya göre. O zaman çalıştı. Çalışmama sebebini bulamazsan boz, parçala ve kaynağına bakarak yeniden kur. Hiçbir şeyini değiştirmene gerek yok. O çalışır.