Bir kez böyle alışmışım, ( kendime karşı aşırı açık olmam varlığımın temel koşuludur, temiz olmayan çevrede yaşayamam), sanki suda, dupduru, pırıl pırıl berrak bir sıvıda yüzerim, yıkanırım, oynarım hiç durmadan. İşte bu nedenle insanlarla alışverişim hiç de kolay bir sabır sınavı değildir; benim insan sevgim, başkasının duygusunu paylaşmakta değil, paylaştığ duyguya katlanabilmektir. Benim insan sevgim sürekli bir kendimi yeniştir. Ama ben yalnızlık olmadan yapamam; yani iyileşme, kendine dönüş, özgür, hafifçe esen bir havayı solumak...
Kendini kinden kurtarmak, - iyileşme yolunda atılacak ilk adım. "Düşmanlık düşmanlıkla sona ermez; düşmanlık dostlukla sona erer". Zayıflıktan doğan hıncın zararı en çok zayıfın kendine dokunur, - tersine başlangıçta yaradılış zenginse, o zaman da gereksiz bir duygudur; onu alt edebilmek zenginliğin kanıtıdır nerdeyse.
Yetkin olmak dediğimiz şey nasıl anlaşılır? Yetkin insan duyularımıza hoş gelir; hem sert, hem de körpe, hem de güzel kokulu bir odundan yontulmuştur. Kendine yarayan şeyden tat alır yalnız; yarama sınırı aşıldığı an tat alması da, hoşlanması da biter.
IV
Siz henüz kendinizi aramamışken beni buldunuz. Böyledir tüm inananlar; inancın değeri bu yüzden azdır.
Şimdi size beni yitirmenizi, benim yerime kendinizi bulmanızı buyuruyorum; hepiniz beni inkar ettiğinizde, reddettiğinizde, işte o gün, ancak o gün geri döneceğim sizlere...