mesele, bir şeyleri sıcak bir çorbanın kokusunu duyar gibi hissedebilmekti. bense bunu hiç becerememiştim. ne tabiatı, ne insanları ne de olup bitenleri hiç sevmemiştim. kendimi bile, kendi yaptıklarımı bile.
iki sigaram kalmıştı, birini yaktım. başım gene döndü, bu sefer anlamlı bir biçimde döndü. insan, hayat, acılar filan diyecek kadar keyiflendirdi beni iki nefes duman.
avcuma aldığım nohutlara bakarak hayatımı, ne işe yaradığını bilmediğim zavallı yaşantımı düşündüm. nohut ve makarna gibi, bir araya getirilemeyen parçalardan oluşan günlerime acıdım.