“Sanki daha önce onun kim olduğunu biliyordum.
Gözlerinin kıvılcımı, rengi, kokusu, hareketleri; hepsi bana tanıdık geliyordu. Sanki önceki hayatımda, misal âleminde ruhumuz mücavirmiş, aynı cevherden, aynı maddedenmiş ve şimdi kavuşması gerekiyormuş gibiydi. Bu hayatta onunla bir olmam gerekiyordu. Ona dokunmak istemiyordum, sadece vücudumuzdan çıkan gizli ışığın birleşmesi yeterliydi. Bu korkunç olay, ilk bakışta bana tanıdık geldi. İki âşık, daha önce birbirlerini gördüğünü ya da aralarında gizemli bir bağ olduğunu her zaman hissetmez mi?
Bu alçak dünyada ya onun aşkını istiyordum ya da hiç kimseninkini istemiyordum.”