"Eşsiz bir yeteneğin var. Kaleminden, fırçalarından çıkanları ben hayal bile edemem. Zarifsin. Sen yürüdüğünde ılık bir rüzgârda dans ediyor gibi görünüyorsun. Ben ise ayaklarımı sürterek yürüyorum. Üstündekiler bile biz özeliz diye bağırıyor. Odanda, ailenle gülümsediğin kocaman bir çerçeve var. Üstelik sadece fotoğrafta mükemmel görünmek için değil, gerçekten mutlu olduğunuz için böylesiniz. En önemlisi, o şahane bandana ve şapkalarını taktiğin saçların düz! Düz! İstediğin şekli verebiliyorsun. Bunun anlamını bilemezsin."-Işıl
"Bir de, o gülümsediğimiz çerçeve... O, annem kaza geçirin ölmeden önceki son güzel yazımızdandı. O gülümseme bana kalan tek gerçek gülümseme. Artık her gülümsemem vicdan azabı dolu. Bu yüzden fazla gülümsemiyorum. Sanki çok fazla gülersem, onu unutmuş olacakmışım gibi geliyor. Kahkaha atarken suçluluk duyuyorum."-Livya
"Kimsin 9¾ pijamasını giyip evde kimse yokken süpürge sapıyla şarkı söyleyen kız mısın? Tanımadığı insanlara bile selam veren, etrafında insanlar olsa bile umursamadan aklına gelen şarkıyı yanlış notalarla söyleyen kız mısın? Kedisi elini boylu boyunca, çizdiğinde, elleri kan içinde kalsa da 'kedimi benden alırlar' diye korktuğu için hastaneye gitmeyip yarası mikrop kapan kız mısın? Eşini bulamadığında farklı çorap giymeyi umursamayan, araba kapısının sihirli sözler söylediğinde açıldığına inanan kız mısın?"-Burak
"Senin sevdiğin kızım ben! Beni sevdiğini biliyorsun Burak."-Işıl
"Sen bile seni sen yapan şeyleri sevmezken, neden bir başkası sevsin? Sen bile kendini sevmezken, neden ben seni seveyim Işıl?"-Burak
"Eğer her şeyi baştan yaşama şansım olsaydı..."-Işıl
"Ama yok. Sihirli bir zaman döndürücüyle geçmişe dönüp her şeyi baştan yaşamayacağız. Sadece bir şansımız vardı ve sen bunu başka biri olmaya çalışarak heba ettin."-Burak