Devlet reisinin bugün hain dediği kimseler, yarın kahraman rolüne çıkıyorlar. Mahkemeler, Anayasaya aykırı buldukları fiillerin suçlularını cezalandırmak için madde bulamadıklarını ileri sürüyorlar.
Kendisi, üç beş maceracının sözüne kanan zavallı bir ihtiyar, başka birine: "Seni kandırdılar!" diye haykırıyor.
Bir kör dövüşüdür ki, içinden çıkılır gibi değil. Ortada fikir yok, küfür var. Millet menfaati yok, iskemle kavgası var.
Geçenlerde vefat eden çok kıymetli yargıtay başsavcısı, bir gün şöyle demişti:
"Bir memleketin ordusu bozuk olabilir, harbe girmedikçe bu meydana çıkmaz; maarifi bozuk olabilir, bunun acısı da ancak aradan bir nesillik bir zaman geçince kendini gösterir; iktisadiyatı bozuksa, millet uzun seneler süren bir sefalet içinde sürüklenir gider. Ama bir memlekette adelet bozulursa, halk adalete inanmamaya başlarsa, anarşi hemen kendini gösterir, herkes hakkını kendi aramaya kalkar ve o insan cemiyeti derhal dağılmaya, batmaya mahkûmdur."