Bize düşen görevin ne olduğunu hepinizin bildiğini düşünüyorum. Bir dişli yerinden çıktığı zaman, onu zorla da olsa yerine takmak bize düşer. Bunu yapmazsak, düzen sağlanamaz. Dünyanın boş olduğunu hepimiz biliyoruz ve önemli olan, bu boşluk içinde düzeni sürdürmeye çalışmaktır. Bu yüzden de bizler düzenin bekçileriyiz, hatta daha da öte, çünkü düzenin sürmesini sağlayacak yönetici güç bizim elimizde.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dünyada gördüklerimizin doğruluğunu, yanlışlığını anlamak için doğruyu gösteren bir araç olması gerek; bu aracın doğruluğunu anlamak için bir deneme gerek; denemenin doğruluğunu anlamak için de bir araç: Gel de çık bu işin içinden!.. Madem duyularımız, kendileri kesin olmadıkları için, sorunumuzu kesin olarak çözemezler, öyleyse akla başvurmalı diyeceksiniz; ama hiçbir akıl da başka bir akıl olmadan ortaya çıkamaz: Döndük mü yine gerisingeri?
Kralların şaştığım tarafı, hayranlarının bu kadar bol olmasıdır. Her şeyimizi emirlerine verelim, düşüncelerimiz bize kalsın. Önlerinde bükülen, dizlerimiz olsun, düşüncelerimiz değil.