iremnaz

Puan vermedi·288 syf.··
2023 13. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 17 Aralık 2023 13:39
Ben Stefan Zweig'ı hiç ama hiç sevmem. Öyle çok okumuşluğum da yoktur yalnızca dört kitabını okumuştum şimdiye kadar. Bir daha şans vermeye de hiç niyetim yoktu açıkçası ama tavsiye üzerine hadi son bir şans daha dedim. İyi ki de demişim. Kitap içerisinde on dört hikaye barındırıyor. Hepsi tarihte çok önemli yerler tutan olayların yıldızlarının yükseldiği minicik anları anlatıyor. Hikayeler uzun uzun değil -birinci ve sonuncu hikaye hariç- bana sıkıcı gelmedi. Yalnız kitapta garibime giden bir kadın aşağılaması sezdim. 130. sayfada: "Bir kadın -her zamanki gibi yine bir kadın!- yoldan geçen birine bu olaydan söz etmiş ve taneciklerden birkaç tane vermiştir." ya da 236. sayfadaki: "Fakat bu demir iradeli ideolog diğerleri gibi gözyaşları dökmez, kadınların yaptığı gibi bir şeyden haberi olmayan şaşkın askerleri kucaklamaz." cümleleri sezgilerime birer sav niteliğinde. Şimdi son üç kitaptır yazmayı adet edindiğim öğrendiklerim kısmına geleyim. Bu bölümü kendi kendime yazıyorum denilebilir aslında ama belki size de bir şeyler katar. Şarkılar: ~La Marseillasse Marşı ~Ah Ça İra Marşı ~Kyrie Elesion İlahisi (Ayasofya'daki son ayinde söylenmiş) Operalar: Georg Friedrich Haendel'in birçok operasından bahsediliyor fakat altyazılı olanlar ve youtubeda ücretsiz izlenebilecekler sadece üç tane ~Saul ~Messiah ~Deidamia Kitaplar: ~Cicero'nun birçok kitabı (okuyabileceğimi sanmıyorum) ~ Dünyayı Sarsan On Gün- John Reed ~Marienbad Ağıdı-Goethe Ekstra Öğrendiklerim:
İnsanlığın Yıldızının Yükseldiği AnlarStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20196,8bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·481 syf.··
2023 8. kitabı
·
65 günde okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2023 12:49
Neredeyse her okurun haberdar olduğu oldukça popüler bir kitap Serenad. Hem bu denli popüler olması hem de kendimi kitap incelemesi yazacak seviyede görmemem sebebiyle bu incelemeyi yazmayacaktım ama dönüp kitaptan aldığım notlara bakınca benim için ne kadar yoğun, tatmin edici bir okuma olduğunu gördüm ve incelemeden çok öğrendiklerimi başka okurlara da aktarabileceğim bu yazıyı paylaşmak istedim. Birçok incelemede belirtildiği gibi kitap en temel aile içi sorunlardan dünya çapındaki Yahudi soykırımı, Ermeni sürgünü, Kırım Türkleri gibi birçok konuya değinip görüşlerini anlatmış. Bunların hepsi hakkında zaten hepimizin fikirleri var, ben biraz daha kıyıdaki köşedeki konular üzerinden konuşmak istiyorum. Kitap adını Max William Wagner'in eşi Nadia'ya bestelediği Serenade Für Nadia parçasından alıyor. Serenade Für Nadia ise adını Schubert'in 1826'da yazdığı Serenade bestesinden geliyor. "Schubert bir yaz günü pazar sabahı dostlarıyla dolaşırken yakın arkadaşı Tieze'nin Zum Bierstack bahçesinde bir masada oturduğunu görüp yanına gitmişti. Tieze 'nin önünde açık bir kitabı vardı. Schubert kitabı alıp sayfalarını karıştırdı. Bir sayfada durdu, o sayfadaki şiiri gösterdi ve "Aklıma çok tatlı bir melodi geldi, keşke yanımda bir nota kağıdı olsaydı." dedi. Arkadaşı Doppler, bir tren biletinin arkasına birkaç nota çizgisi çiziktirdi. Schubert o bahçede çalınan kemanların oradan oraya koşan garsonların ve eğlenen insan kalabalığının arasında bu ölümsüz melodiyi yazdı. Eserin orijinali şan için bestelenmişti." Kitap Serenade'lardan başka müzik alanında Türkiye'nin müzik eğitim sisteminin kuruluşu hakkında kısacık Paul Hindemith tarafından kurulduğundan bahsediyor. Biraz googlelayınca Paul Hindemith'in 1930larda Türk hükümetinin ve özellikle Atatürk'ün özel
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020164,1bin okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2023 4. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2023 00:00
Dikkat: Spoiler yoktur, yalnızca yoğun duygular içerir. Öncelikle belirtmek isterim ki kitabın ilk bölümünden son bölümüne kadar ağladım. Kitaptaki her bir cümle yüreğimi dağladı. Fikrimce Şeker Portakalı'na kıyasla çok daha yoğun duygular barındırıyor Güneşi uyandıralım. Bana kitabı okurken sanki ben de Zeze'den bir parçaymışım gibi hissettirdi. Zeze'yle güldüm, ağladım, büyüdüm, özledim... En çok da özledim, Zeze'yle özledik. Belki de onun gibi baba yokluğu çektiğimden, belki de sevdiklerimi hep kaybettiğimdendir kitabın beni etkilemesi, bilmiyorum ama, Güneşi Uyandıralım benim kalbimdeki güneşi uyandırdı. Sizin güneşinizi de uyandırması dileğiyle.
Güneşi UyandıralımJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 202342,9bin okunma